Geçen yıl okul direktörümüz Richard Bartlett tarafından önerilen yurt dışındaki okulları ziyaret etme fikri ilk duyduğumda beni çok heyecanlandırmıştı. Öncelikle öğretmenlerini böylesi bir mesleki gelişim deneyimi için destekleyen idarecilerimize teşekkür etmek isterim. Programa özellikle Güney Kore için başvurdum çünkü Korelilerin geleneksel eğitim anlayışları ve başarılarının arkasındaki sırrı merak ediyordum.
Geçtiğimiz Nisan ayında Incheon’daki Chadwick International School’u ziyaret ettim. 1 hafta boyunca okuldaki aktivitelere katılarak gözlem yaptım. Tüm ilkokul sınıf seviyelerine ve anaokulu derslerine katıldım. Çeşitli branşlarda yapılan ders içeriklerini ve etkinlikleri görme fırsatı yakaladım.
Kore’deki öğrencilerin bağımsız davranma becerileri beni çok etkiledi. Her işlerini kendileri yaptıkları gibi eylem döngüsünü de aktif kullanıyorlardı. Tüm sınıflardaki öğrencilerin, kullandıkları bir şema ile kişisel güvenli alanlarından çıkıp kendilerini geliştirmek adına risk aldıklarını gözlemledim. Bu sırada öğretmenler öğrencilerin düşünme becerilerini destekleyecek sorularla sorgulamalarını sağlıyordu. Böylece öğrenciler hayatı keşfederken gerçek bir birey gibi sorumluluklar alıyorlardı. Okul, öğrencilerin kendilerini bağımsız ifade edecekleri alanlar yaratıp onları içerideki tüm süreçlere dahil ediyordu.
Öğrencilerin okul sonrasında da düzenli akademik pekiştirme ve spor/sanat faaliyetlerine devam etmeleri başarılarının sırrı gibi görünüyor. Öğrenciler zaman zaman eğitimle geçirdikleri uzun saatlerden şikayetçi olsalar da disiplinli çalışmak beraberinde yüksek performans göstermelerini sağlıyor.
Her insanın ihtiyaç ve yetenekleri farklı olduğundan, başarılı öğrenci, iyi okul ya da harika öğretmenler için evrensel bir formül yok. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılın vazgeçilmez becerisi ise kuşkusuz adaptasyon. Bunun için de hepimiz, yeniliklere açık, pes etmeden dönüşüme devam etme kabiliyetine sahip olmalıyız. Doğruyu bulmak için yönergelere ihtiyaç duymayan, bağımsız düşünen-davranan ve hata yapmaktan korkmayan çocuklar yetiştirebilmemiz dileğiyle.
–Şeyda Aktürk, İlkokul Öğretmeni
